MİDE FITIĞI VE REFLÜ CERRAHİSİ

showcase image

MİDE FITIĞI NE DEMEKTİR?

Normalde insanlarda yemek borusu göğüs boşluğunda yer alırken, mide karın içerisinde yer alır. Yemek borusu ile midenin birleştiği kısım, halk arasında soluk zarı olarak adlandırılan diyafragma tarafından oluşturulan kıskaç şeklindeki kas yapısı tarafından yerinde sabit tutulur. Bu kıskaç şeklinde yapı gevşeyip özelliğini kaybedince mide göğüs boşluğuna doğru sarkar. Bazı durumlarda bu genişlik o kadar fazla olur ki bu boşluktan mide fundusu olarak adlandırılan mide cebi ve ince ve kalın barsaklarda sarkabilir. Hiatalherni olarak adlandırılan bu durum halk arasında mide fıtığı olarak bilinir.

Mide fıtığı sıklığı 50 yaşından sonra neredeyse iki hastadan birinde görülebilir. Kişilerin çoğunda herhangi bir hastalığa neden olmazken bazı kişilerde reflüye neden olabilir. Ayrıca göğüs boşluğuna sarkan organların büyüklüğüne bağlı nefes darlığına neden olabilir.

Mide fıtığı büyük ölçüde reflü ile birliktelik gösterdiğinden halk arasında iki hastalık genellikle birlikte anılır.

Mide Fıtığının Tipleri nelerdir?

Midefıtıkları 4 tiptir;

Tip I Midefıtığı:

(Sliding hiyatalherni): Mideileyemekborusununbirleşimnoktasıolangastroözefagialbileşkediyaframınyukarısınadoğrukaymıştır. Mide normal olmasıgerekenpozisyondadır.Midefundusugastroözefagialbileşkeninaltındadır.

Tip II Midefıtığı

(Paraözefagialherni)(PÖH): Gastroözefagialbileşke normal olmasıgerekenkonumdadırfakatfundusunbirkısmıhiyatustanözefagusunyanındanyukarıdoğrufıtıklaşmıştır.

Tip III Midefıtığı:

Tip Ive tip II midefıtığınınbirlikteolmasıdurumudur. Hem gastroözefagialbileşke hem de midefundusuhiyatustanyukarıdoğrufıtıklaşmıştır. Midefundusugastroözefagialbileşkeninüzerindedir.

Tip IV MideFıtığı:

Midedenbaşkabirkarıniçiorganınınmeselaomentum, kalınveyaincebağırsağınhiyatustanfıtıklaşmasıilekarakterizedir.

Mide fıtığının nedenleri nelerdir?

Karın içerisinde basıncı artıran durumlar mide fıtığına neden olurlar. Karın içerisindeki basıncın artmasına neden olan başlıca durumlar, ağır yük kaldırma, uzun süreli öksürük, bulantı-kusma, şişmanlık ve gebeliktir.

Mide fıtığı tanısı nasıl konulur?

Mide fıtığı tanısı genellikle midede yanma, reflü, ağıza acı su gelmesi ve nefes darlığı gibi nedenlere yönelik yapılan gastroskopi ile konulur. Gastroskopi kabaca, ağızdan yutturulan ince bir hortumla yemek borusu, mide ve ince barsakların ilk kısımlarını direkt olarak görmemizi sağlayan bir işlemdir. Bu işlem ağıza sıkılan uyuşturucu bir sprey ile yapılabildiği gibi anestezi altında da yapılabilmektedir. Bazen nefes darlığı nedeniyle çekilen akciğer tomografisinde göğüs boşluğu içine sarkmış organların görülmesiyle mide fıtığı tanısı konulabilmektedir.

Mide fıtığı tedavisi nasıl yapılır?

Mide fıtığı kişilerin çoğunda herhangi bir yakınmaya neden olmaz ve bu nedenle bu hastalarda tedaviye gerek duyulmaz. Bu hastalara karın içi basıncı artıran nedenlerden sakınması önerilir (kilo verme, öksürük tedavisi gibi). Mide fıtığı ile birlikte ilaç tedavisine dirençli veya yemek borusunun son kısmında hasara neden olmuş reflü şikâyeti olan hastalar ile nefes darlığına neden olan büyük mide fıtıklarında cerrahi tedavi gerekir. Midenin fundus kısmının fıtıklaştığı bazı durumlarda hastalarda şikâyet olmasa bile, fıtıklaşan bu kısmın boğulma tehlikesi nedeniyle ameliyat gerekebilir.

Mide fıtığı ameliyatı nasıldır?

Mide fıtığı günümüzde laparoskopik olarak adlandırılan kapalı yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemde göğüs boşluğuna geçen organlar tekrardan karın içerisine alınmakta, ardından gevşemiş olan kıskaç dikişlerle sıkılaştırılmaktadır. Fıtığı çok büyük olanlara ayrıca bu dikişlerin üzerine yama konulmaktadır. Hastada reflü şikâyeti de varsa aşağıda geniş bir şekilde anlatılmış olan reflü ameliyatı da eklenmektedir. Ameliyattan bir gün sonra ağızdan beslenmeye başlanılır ve problem yoksa hasta genellikle ameliyattan bir gün sonra taburcu edilir.

Mide fıtığı ameliyatından sonra nelere dikkat etmeliyim?

Özellikle ameliyattan sonra büyük bir kısmı geçici olan yutma güçlüğü ya da yemek borusunda takılma şikâyeti görülebilir. Bu kıskacın daraltılmasıyla ilişkili olup genellikle 3 ay içerisinde düzelir. Bu nedenle bu dönemde beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca ameliyattan yemek sonra oraya atılan dikişlerin ayrılmasını önlemek için öksürme ve bulanı-kusma engellenmelidir.

Mide reflüsü ne demektir?

Büyük ölçüde mide fıtığı ile birliktelik gösteren mide reflüsü tamamen farklı bir durumdur. Halk arasında reflü olarak adlandırılan bu hastalığın tam adı “gastroözefagealreflühastalığı”dır. İnsanlarda yemek borusu ile mide arasında yemek sonrası gıdaların yemek borusuna geri kaçmasını engelleyen bir kapakçık bulunmaktadır. Bu kapakçık yemek yeme esnasında gıdaların mideye geçişine izin verirken, sindirme esnasında geri kaçmasını önler. Aşırı kilo alma, alkol, kahve, yağlı yiyecekler ve mide fıtığı gibi durumlarda bu kapakçık kapanma görevini yerine getiremez ve mide içerisinde gıdalar ile birlikte mide asidi de yemek borusuna geri kaçar. Bu durum “reflü” olarak bilinir.

Reflü herkeste görülür mü?

Reflü temel olarak fizyolojik ve patolojik olarak ikiye ayrılır. Fizyolojik reflü gün içerisinde birkaç kez olabilir ve herhangi bir önemi olmayıp tedavi gerektirmez. Aşırı yemek sonrası geğirme esnasında ağıza acı su gelmesi buna tipik bir örnektir. Bu durum gebelikte biraz daha fazla görülebilir. Patolojik reflü ise beklenenden daha fazla reflü ataklarının olması ve reflünün yemek borusuna zarar vermesi olarak adlandırılır.

Reflü şikâyetleri nelerdir?

Midenin iç duvarı aside karşı dayanıklı iken yemek borusunun iç duvarı aside karşı dayanıksızdır. Bu nedenle reflü esnasında yemek borusuna kaçan mide içeriği bu bölgede ağrıya ve ağıza acı su gelmesine neden olur. Reflü uzun süreli ve şiddetli olduğunda ses tellerine kadar uzanır ve ses kısıklığına neden olabilir. Ayrıca mide içeriği soluk borusuna kaçarak öksürük ve pnömoniye kadar ilerleyebilir.

Mide fıtığı ile reflü aynı şey midir?

Bu iki hastalık genellikle birlikte bulunmasına rağmen aynı şeyler değildir. Mide fıtığı, midenin göğüs boşluğuna doğru yer değiştirmesi iken, reflü mide içerisindeki sıvının yemek borusuna geçmesidir.

Reflü oluşmasını kolaylaştıran nedenler nelerdir?

Aşırı şişmanlık ve gebelik

Alkol ve aşırı kahve tüketimi

Çikolata, yağlı gıdalar, kızartmalar, gazlı içecekler, taze meyve suları ve baharatlı gıdalar

Mide kapakçığının kapanmasını bozan ilaçlar

Reflü tanısı nasıl konulur?

Reflü tanısı en önemli aşama tipik reflüşikayetleridir. Tipik reflüşikayetleri olan hastalarda reflü tanısı şu yöntemlerle konulabilir;

1. Gastroskopide yemek borusunda hasar olması

2. Hasarlı olan alandan alınan biyopside Barret’s hastalığı bulunması (aşağıda detaylı anlatılmıştır)

3. Yemek borusunun çıkış kısmında hasara bağlı darlıklar oluşması

4. pH metrede reflünün gösterilmesi

Bu yöntemler bir bütün olarak ele alındığında altın standart tanı yöntemi şikayeti olan hastalarda gastroskopidir.

Reflü tedavisi nasıl yapılır?

Reflü tedavisi 3 kısma ayrılır:

1. Yaşam şeklindeki değişiklikler: Reflüyü artıran gıdalardan uzak durulmalıdır

Sigara, alkol ve kahve tüketimi azaltılmalıdır

Yatmadan önce yemek yenilmemelidir

Yatak başı yükseltilmelidir

Kilo verilmelidir

2. İlaç tedavisi: Bu tedavideki asıl amaç, midedeki asit salgısını azaltmak ve mide ve yemek borusunu asitten korumaktır. Asit salgısını azaltmak için PPI olarak adlandırılan proton pompa inhibitörleri kullanılmaktadır (omeprazol, pantoprazol, lansoprazol gibi). Mide ve yemek borusu duvarını asitten korumak için ise tabaka oluşturan Gaviscon, renni ve antepsin gibi şuruplar kullanılmaktadır.

3. Cerrahi tedavi

Kimler reflü ameliyatı edilmelidir?

1. İlaç tedavisinin başarısız olduğu hastalar ( 3-6 ay kullanılmasına rağmen)

2. Başarılı ilaç tedavisine rağmen ilaç kullanmak istemeyen hastalar

3. Reflüye bağlı yemek borusunda Barrets ve striktür(darlık) gelişmesi

4. Reflüye bağlı astım, öksürük ve soluk borusuna kaçak olması

5.

Barret’s diye adlandırılan hastalık neden önemli?

Bu hastalıkta reflüye bağlı olarak yemek borusunun iç katmanını döşeyen zar yapısal olarak bozulmaktadır. Bu durum normal yemek borusuna göre ilerleyen zamanlarda reflüye olan maruziyet arttıkça kanser gelişimine yol açmaktadır.

Reflü Ameliyatı nasıl yapılır?

Reflü ameliyatı günümüzde laparoskopik olarak adlandırılan kapalı yöntemle yapılmaktadır. Bu yöntemde mide ile yemek borusunun birleştiği kısmın arkasından bir pencere açılır. Bu aşamada kıskaçlarda açıklık varsa dikişle daraltılır. Ardından midenin fundus kısmı onu tutan bağlarından serbestlenerek açılan bu pencereden geçirilir ve önde dikişlerle birleştirilir.. Ameliyattan bir gün sonra ağızdan beslenmeye başlanır ve problem yoksa hasta genellikle ameliyattan bir gün sonra taburcu edilir.

Bu ameliyattan sonra reflüye bağlı şikayetler %90 oranında kaybolur ve reflü ilaçlarına büyük ölçüde gerek kalmaz. Genellikle hasta 1 hafta içerisinde günlük aktivitelerine geri dönebilir.

Kapalı (laparoskopik) Mide fıtığı ve Reflü Ameliyatının avantajları ve dezavantajları nelerdir?

Açık ameliyata göre ameliyat zamanının biraz daha uzun olması dışında önemli bir dezavantajı yoktur. En önemli avantajları ise ameliyat sonrası daha az ağrı, daha az hastanede yatış süresi, işe erken dönüş ve kozmetik açıdan daha küçük ameliyat izi olmasıdır.

Ameliyat sonrası nelere dikkat etmeliyim?

Mide fıtığı ameliyatlarındakilere benzer şekilde ameliyattan sonra büyük bir kısmı geçici olan yutma güçlüğü ya da yemek borusunda takılma şikayeti görülebilir. Bu kıskacın daraltılması ve/veya yemek borusu üzerine çepeçevre sarılan mide ile ilişkili olup genellikle 3 ay içerisinde düzelir. Bu nedenle bu dönemde beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca ameliyattan yemek sonra oraya atılan dikişlerin ayrılmasını önlemek için öksürme ve bulanı-kusma engellenmelidir. Bazı hastalarda geğirme ve kusma yeteneği kısıtlanabilir (gaz şişkinliği sendromu). Bu sendrom yemek borusu üzerine çepeçevre sarılan mide ile ilişkili olup 1 ay içerisine düzelir.